AslındaBen.
Artık sana yazamıyor olabilirim. Ama artık “seni” yazmamak için hiçbir sebep yok.
Sonra kendi kendime dedim ki.

Sen böyle mutlusun.

Hayat, hep bana tekrar tekrar neden onun yanında biraz daha fazla olamadığımı sorgulattı.
Şu müzik bitsin kalkacağım bilgisayarın başından dediğim zamanlarda en uzun olanı seçip kendi kendime piçlik yapıyorum. Bu zeka ile fazla yaşamam.Neyse, bitsin gidiyorum.
Sonra yine hatırlıyorum bizi. Gizleyemediğim o kocaman gülümseyişimin yerini , suratıma mecburen kondurmak zorunda kaldığım sahte tebessümler aldı şimdi. Evet özledim. Seninle mutlu olmayı özledim. Seni seninle sevmeyi özledim. Yanlış anlama gocunmuyorum seni uzaktan seyredip mutluluğu tüm benliğimde hissetmekten. Arkamı dönünce karşılaşıp korktuğum karanlığa sitemim. Sen yine de gel. Ben beklerim, yine beklerim, hep beklerim.
Bütün arkadaşlarım ygs içerikli rüyalar görürken benim hayvan gibi uyumama ne demeli peki?

Rüyalarında sınava geç kalmışlar.

Giriş kağıtları kaybolmuş.

Trafiğe yakalanmışlar.

Sınav kitapçığı bomboş çıkmış böyle tertemiz.

AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA

Neyse.

Tamam yarın ygs işte. 

Çalışan yapacak . Zaten ömür boyu sınava giriyoruz. Önemli olan insanlık.

Tamam .

Biraz zorluklarla başa çık

Biraz zorluklarla başa çık günlük.Yağmura yakalan,ellerin buz tutsun,soğuğu hisset biraz.Geç kal servisine zamanın değerini anla biraz.Evde unut cüzdanını hayatın gerçeklerini anla biraz.Gülümse insanlara sevginin değerini anla biraz.Çok kitap oku kelimelerin gücünü anla biraz.
Sevdiğin insanları kırma, dostlarının değerini bil günlük. O insanların gözlerindeki mutluluğu görmenin senin için sebepsiz,tarifsiz,anlaşılması güç bir mutluluk kaynağı olabileceğini düşün günlük.Kendini anlatmak seni yormasın,anlamak daha zor unutma günlük.
Başkasının yaptığı müziklerin mutlak dinleyicisi olduğun için, başkasının yazdığı şiirleri okuduğun için, başka bir insanın çektiği filmi ‘‘sadece’’ izlediğin için, sana çok uzak insanların tasarladığı kıyafetleri giydiğin için kendi başına birey olamazsın.Tek yaptığın tüketmek olduğu halde tuhaf bir şekilde bir şeyleri değiştirebileceğine inanamazsın günlük.Zamanın hızla akıp gittiğini artık anla günlük.
Beni biraz anlıyor musun günlük?Anla ki hayatın yediğin tostlardan ve çözdüğün testlerden ibaret olmadığını gör günlük.
Bir daha liseye gidersen söylediklerimi unutma günlük. Eline bir kağıt kalem al ve sen de yaz günlük.Belki bu yazıyı okuyanlar gibi başkaları da senin yazdıklarını görür.Belki de geçmişten gelen sesini duyar.Belli mi olur?
Noktalar değil, virgüller olsun hayatınızda. Olsun ki sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yaşayın,hiç bitmeyecekmiş gibi hissedin.Tek nokta ile değil üç nokta ile bitirin yaşadıklarınızı,sanki hep dahasını istiyormuş gibi.Tıpkı benim de bu yazıyı bitirmem gibi.
Okulunuzun, elinizdekilerin değerini bilin. Ben gidiyorum, belki izi kalır cümlelerin.
Kendinize iyi bakın

İlkokul 1. sınıfta hoca tahtaya korkup susmamız için canavar çizerdi ve zaman zaman işe yarardı. Biz mi yoksa hoca mı çok salaktı diye düşünürüm hâla. Galiba biz.
Yanyana değiliz, sadece aynı yolda yürüyoruz. Hiç konuşmuyoruz, sadece aynı dili biliyoruz.
Okulda deneme çözerken kantine giden arkadaşıma gelirken bana sütlü çikolata getir dedim.
  • 5 dakika sonra elinde çikolatalı süt ile geldi resmen.

Şimdi böyle anlatınca komik olmadı tabi 

-Ygs hepimizin beynini zortladı.

Keske daha çok burada olsan
Anonim

Keşke.

Bazen yaşadığım şeylere bakıp, “bir kitapta bunları okusam altını çizerdim” dediğim anlar oluyor.
Mutsuz bir çoğunluğu tercih etmemem , mutlu bir yalnızlık yaşadığım anlamına gelmiyor.
Keşkeler sadece göz doldurur.
Mutlu olabilirler belki ama benim gözümde hepsi mutlu taklidi yapıyor.